|
|
|
|
 |
 |  |
 |
|
iCRA KURULU: Dr.Baymirza HAYIT, Prof.Dr. Dursun YILDIRIM, Prof. Dr. Ahmet Bican ERCILASUN, Prof.Dr. Yumni SEZEN, Doçent. Cemal ZEHIR, Gaz. Yazr. Rasim EKSI HUKUK DANISMANLARI: Av. Izzet CEMIL FIDAN, Av.Ilker TURNA, Av. Ömer YESILYURT, Av. Hakki KURTULUS, Av. Mehmet TASDELEN... SITE SORUMLULARI: Genel sorumlu: Erhan ÖZTUNC, Teknik Sorumlu: Naci ERKOVAN, Halkla Iliskiler: Melih YILMAZ...
|
 |
|
|
|
|
     
|
|
 |
 |
Haberlesme |
 |
|
 |
Ana menü |
 |
|
 |
Istanbul a bakis |
 |
|
 |
Yeni Şiirler |
 |
|
 |
Videolar |
 |
 |
|
 |
|
|
TurkDunyasi: ABD, RUSYA VE ÇİN KISKACINDAKİ KIRGIZİSTAN
Tarih: 25.12.2009 Saat: 15:43 Gönderen: Naci
|
Kırgızistan, ABD’nin bir taraftan Açık Toplum Enstitüsü gibi sözde sivil toplum örgütleri, diğer yandan da Soros gibi para sihirbazları vasıtasıyla eski Sovyet coğrafyasında, 2000’li yılların başında sahneye koyduğu renkli devrimlerde hedef tahtalarından biriydi.
Sözde demokrasi getirmek adına, 2005 yılında ABD’nin, tam deyimiyle Rusya’nın gözüne sokarcasına “lale devrimi”ni sahneye koyduğu Orta Asya’nın bu küçük ve şirin ülkesi, o yıllarda taraflı tarafsız herkes tarafından bölgede “demokrasi adası” olarak nitelenmesine rağmen Washington yönetiminin güç gösterisine sahne olmuştu. Aylar süren gösterilerin ardından, 24 Mart 2005’te ülkenin ilk devlet başkanı Askar Akayev’in ülkeyi terk ettiği, Kurmanbek Bakiyev’in önce geçici, aynı yılın yaz aylarında yapılan seçimle de asaleten iktidarın başına geçtiği Kırgızistan, aradan geçen zaman içinde kendisini toparlayarak istikrarlı sulara yelken açmanın huzurunu yaşamak istiyor. Dost ve kardeş Kırgızistan, Kurmanbek Bakiyev’in akılcı politikaları neticesinde, kısa süreli yaşadığı kaos ve kargaşa ortamının getirdiği sıkıntıları çok kısa zamanda atlatmış, hem kendisi hem bölge ülkeleri hem Türk dünyası ve hem de dünyanın beklediği olumlu gelişmelere hız vermiştir. Yazımda Kırgızistan’ın iç politikasından ziyade bu ülke üzerindeki güç dengelerinden, buradaki üçlü kıskaçtan söz etmek istiyorum. Dış ticaretinde 2001 yılı haricinde sürekli açık veren Kırgızistan’ın 2008 yılı ihracatı yaklaşık 1,5 milyar dolar, ithalatı ise 3,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Ülkenin sadece 2008 yılındaki dış ticaret açığı, dış borçlarının toplamının da üzerindedir. Resmi verilere göre ülkenin ekonomik durumu çok iyi görünmekle birlikte ödemeler dengesindeki sıkıntılar halkı olumsuz etkilemektedir. Tüm dünyayı etkisi altına alan küresel krizin Orta Asya’nın bu şirin ülkesini etkilemeden geçmeyeceğini de düşünürsek, krizin Kırgızistan’da da ciddi manada hissedildiğini söylemek yerinde olacaktır. Ancak Bakiyev yönetimi, krizin en az hasarla atlatılması için ciddi önlemler alma çabasını sürdürmekte, ekonomiyi destekleyecek yeni ve değişik seçenekler üzerinde kafa yormaktadır. 16’sı hidroelektrik, 2’si termik olmak üzere 18 elektrik santralinde kesintisiz üretim yapılmasına rağmen, küresel krizin etkilerini de hafifletmek düşüncesiyle, üretilen elektrik enerjisinin öncelikle ihraç edilmesi (Kazakistan’a ihraç ediliyor ve yıllık ihracat tutarı peşin ödenmiştir) nedeniyle ülke genelinde elektrik kesintileri yapılmaktadır. Bu uygulama başkent Bişkek için de geçerli. Özbekistan’a olan 19 milyon dolarlık doğalgaz borcu, Taşkent yönetiminin tüm çağrılarına rağmen kapatılamamış, bu yüzden Özbekler, özellikle ülkenin güney bölgesine doğalgaz akışını kapatmıştır. Kırgızların yaptıkları 7 milyon dolarlık ödeme Özbekleri tatmin etmemiş, borcun kapatılmaması halinde 2010 yılı için verilecek doğalgaz için görüşme masasına oturmayacaklarını açıklamışlardır. Özelleştirme kapsamında Kanadalılara verilen Kumtör altın madenindeki Kırgız tarafının hisseleri artırılmış, işletmeden elde edilen gelirin bir kısmının, bölgede eğitim ve sağlık hizmetlerine kaydırılması sağlanmıştır. Bakiyev yönetimi, bir taraftan ülkede ekonomik kalkınma sağlamaya çalışırken bir yandan da ABD, Rusya ve Çin arasında denge politikası yürüterek, bölgede söz sahibi olabilme uğraşı içinde çabalıyor. Afganistan’daki NATO güçlerine lojistik destek sağlama amacıyla Bişkek yakınlarındaki Manas Havaalanının bir bölümünü Askar Akayev döneminde sivil kullanıma kapattırarak askeri amaçlar için kullanan ABD, “lale devrimi”nin ardından yeni yönetimin, önce “kiranın artırılması”, ardından da kapatılması talebiyle şoka uğradı. Sorunun çözümü için Dick Cheney ve Donald Rumsfeld’in peş peşe Bişkek’i ziyaretleri ve “aba altından sopa gösterdikleri” görüşmeleri de sonuç vermedi. Geçen sene Kırgız Parlamentosu’nun da kapatılması yönünde karar aldığı “Gansi Üssü” sorununun çözümü, ABD için aslında oldukça “tuzlu” oldu. ABD üs kirasını üç buçuk kat artırarak yıllık 65 milyon dolara çıkarırken, Ruslar da mevcut üslerine yeni bir üs ekleme fırsatı buldu.
Gansi Üssü’nün kapatılması kararında Washington’un baskısına karşı Bişkek’e destek veren Moskova, bu ülkede ikinci bir askeri hava üssü için de söz aldı. Halen başkent Bişkek’e 45 kilometre uzaklıktaki Kant kentinde hava üssü bulunan Rusya, ülkenin güneyinde de yeni bir üs kuracak. Nihai görüşmelerin önümüzdeki günlerde yapılacağı, Batken, Calalabat ve Oş bölgelerinden birinde kurulması planlanan ikinci üs ile Moskova, hem Çin’i hem Özbekistan’ı yakın mesafeden gözetleme imkânına kavuşurken, hem de Bişkek-Kabil arasındaki NATO uçuşlarını da dikizleyecek. Rusya’nın Kırgızistan’daki etkinliği bununla sınırlı değil elbette. Kırgızistan ekonomisini verdiği kredilerle destekleyen Rusya, ülkedeki en önemli enerji santrallerinin modernizasyonuna da talip oldu. Ülkedeki diğer süper güç Çin ise, daha Kırgızistan’ın bağımsızlığının ilk yıllarında ağırlığını hissettirdi ve Sovyetler Birliği döneminde kesin olarak sınırı belirlenmemiş olan Özöngü Kuş bölgesinde hatırı sayılır bir araziyi topraklarına katma başarısı (!) gösterdi. Görünen o ki, renkli devrimlerle eski Sovyet coğrafyasında etkin bir konuma gelme planları yapan ABD’nin bu planı Kırgızistan’da tutmadı, aksine rüzgârı tersine çevirdi. Editor : Ayfer Işık Aksu
|
| |
 |
Yönlendirilmiş Linkler |
 |
|
|
|
|