|
|
|
|
 |
 |  |
 |
|
iCRA KURULU: Dr.Baymirza HAYIT, Prof.Dr. Dursun YILDIRIM, Prof. Dr. Ahmet Bican ERCILASUN, Prof.Dr. Yumni SEZEN, Doçent. Cemal ZEHIR, Gaz. Yazr. Rasim EKSI HUKUK DANISMANLARI: Av. Izzet CEMIL FIDAN, Av.Ilker TURNA, Av. Ömer YESILYURT, Av. Hakki KURTULUS, Av. Mehmet TASDELEN... SITE SORUMLULARI: Genel sorumlu: Erhan ÖZTUNC, Teknik Sorumlu: Naci ERKOVAN, Halkla Iliskiler: Melih YILMAZ...
|
 |
|
|
|
|
     
|
|
 |
 |
Haberlesme |
 |
|
 |
Ana menü |
 |
|
 |
Istanbul a bakis |
 |
|
 |
Yeni Şiirler |
 |
|
 |
Videolar |
 |
 |
|
 |
|
|
 |
 |
 |
 |
Fikir platformu
| Yeni Konular |
Gönderen |
İzlenme |
Cevap |
Son Gönderen |
|---|
Mesajlar ve kutlamalar (Son Mesaj) |
|
|
HAYIRLI BAYRAMLAR |
|
53 |
2 |
erhanoztunc 09. 09. 2010 - Saat 13:42:34 |
HAYIRLI BAYRAMLAR |
 Site Admin
erhanoztunc |
Bütün kardeşlerimizin, site ailemizin,dost ve sevenlerimizin Bayramı kutlu olsun. _________________ |
| Başlıktaki diğer mesajlar için buraya tıklayınız. |
Mesajlar ve kutlamalar (Son Mesaj) |
|
|
Dr. Turan GÜVELİ'nin ... |
|
102 |
2 |
erhanoztunc 06. 09. 2010 - Saat 15:34:50 |
Dr. Turan GÜVELİ'nin mutlu günü |
 Site Admin
erhanoztunc |
Allah bağışlasın kıymetli Turan Hocam...Umarım büyük hayallerimizi gerçekleştirmeye bizim zamanımız yetmedi onlar gerçekleştirir. _________________ |
| Başlıktaki diğer mesajlar için buraya tıklayınız. |
Genel Konular* (Son Mesaj) |
|
|
Karanlık ruhlar |
|
58 |
1 |
celalhoca9 06. 09. 2010 - Saat 15:18:58 |
Karanlık ruhlar |
 Ülkü Eri
celalhoca9 |
Saygıdeğer ülküdaşım gardaşım Türk Milletinin basireti bağlanmış durumda. İnanın başka izahı olamaz. Recep efendi 30 yıldır Türk milletine ana avrat küfrediyor, rencide ediyor,aşağılıyor, onu düşmanlarına şikayet ediyor. Benim anam gürcü diyor ammma baba tarafınında "ENDERUN" yetiştirmesi yani asla ve asla türk olmadığınıda biz biliyoruz.
Ş imdi kalkıp sizinde dediğiniz gibi kimseden hesap sorma gibi bir amelimiz olamaz. Evet Türkler basiretini kaybetmiş ,ruh halleri tamamen bozulmuş, teslimiyetçi,manada bir hiç,maddede adeta köle olmuş durumda. Asla bu siyasetele demokrasi ile falan filanla düzelemez. Bunu bekleyen intihar etmiştir. BİR YİĞİT BİR ONURLU TÜRK GEREK.kıssas.
Ben sara hastası recepin akibetini hissediyor ve görüyorum.
Ben Türk düşmanı recepin korkunç akibetini görüyorum.
Ben 21.asrın münafığı teypin hazin sonunu görüyorum.
Peki şu camii cemaatı "ki asla kur an ile bağdaşmayan cemaat" hala ehli küffarla birliktemi. Dinlearası diyalog saçmalıklarına devammı etmekteler.
Eğer hala öyle iseler Allah onların belasını versin.
Y İlahi,Ya MEVLA SEN bizi buı guruhun , bu münafıkların şerrinden emin kıl. _________________Nadan ile sohbet etmek zordur bilene ,çünkü ;nadan
ne gelirse soyler diline. |
| Başlıktaki diğer mesajlar için buraya tıklayınız. |
Serbest Kürsü (Son Mesaj) |
|
|
21. ASRIN MÜNAFIĞI E ... |
|
52 |
1 |
caddeli 06. 09. 2010 - Saat 07:11:55 |
21. ASRIN MÜNAFIĞI EL TEYP |
 Ülkü Eri
caddeli |
Hocam 21. asrın münafıkları bu ucubelere kanan insanlardır desem çokmu ağır itham etmiş olurum ?
Ama yüce yaradan akıl vermiş, idrak vermiş, yorumlama ve sorgulama özelliği bahşetmiş..
Bunlar münafıksa RTE DECCAL'ın ta kendisi oluyor
Dini siyasete ve ticarete alet etmelerinden usandık, bıktık !
İnsanımızın en yumuşak noktasından giriyorlar, din olgusunu istismar ederek gerçekleri çarpıta çarpıta ters yüz ediyorlar !
Yeni dünya düzeni için bunlar gibi işbirlikçi uluslar arası iş gören hainler elbette gerekli...
Lakin aptal olmaya manyak olmaya da gerek varmı
Diyarbakırda HALK diyen RTE İSTANBULDA MİLLET diyor. Hatta kendini topluluk önünde ifşa etmesine rağmen kalabalık öküz sürüsü gibi alkışlıyor
Bu ülkede hainlere alkış tutmak, pirim vermekte moda oldu 8 senedir
Yeter artık yeter önümüze odun koysalar 5 e 10 ebadında kalas koysalar ve bu sizin başbakanınız deseler millet bodoslama inanır
Ne oluyor bize neler oluyor..
Biz böyle değildik. Sürünün içinde dolaşan kurtları tilkileri anında sezerdik. Ama şimdi kuzuları bile tanıyamaz olduk. Biz tarihte böyle traji komik hale hiç düşmemiştik.
BATILI DEVLETLER İÇİNDE KİMYASAL BİLEŞENLERİNİN İNSAN BEDENİNDE NE GİBİ TAHRİBATLAR YAPTIĞI BELLİ OLMAYAN ÜRÜNLERİ İNSANLARIMIZA YILLARDIR YEDİRE YEDİRE, BUNUN YANINDA VATİKAN MERKEZLİ CEMAAT İMANI BUDAYA BUDAYA RESMEN MANKURTLAŞTIK.
OLAYLARI SORGULAMAYI BIRAKIN YARGILAYAMAZ BİLE DURUMUNA GELDİK..
Oncana ayeti kerime yazınki şuraya... Beyinler ve zihinler körelmişse KURAN ın tamamını koysanız fayda etmez.. İnsanlarımız bu RTE ve onun gemisi AKP denen truva atına o kadar bağlanmışki..
Ergenekon iddiasıyla içeride 11 ay 4 gün yatıp çıkan ismi bende saklı bir dostum bana geçen gün şöyle demişti..
KURAN RECEP TAYYİP ERDOĞANA İNSE MÜSLÜMAN OLMAZDIM...
Bir adam bu kadarmı milleti böler ve parçalar.. Aynı sabetay sevi denen soytarının müridlerine vasiyet ettiği 18 emirin içinde yer alan maddeler gibi hareket çiziyor. Siyasi çizgi masonik ve yahudi güdümlü...
Soytarının ve şarlatanın önde gidenleri..
Sizinde geceniz mübarek olsun inşallah _________________DEVLET İTTİFAKTAN DOĞAR, DEVLETSİZLİK İSE NİFAKTAN...
Facebook'tan caddeli'yi arkadaş edinebilirsiniz |
| Başlıktaki diğer mesajlar için buraya tıklayınız. |
Haberler (Son Mesaj) |
|
|
Ülkücüler,Pinhan'da ... |
|
101 |
0 |
milliharp 03. 09. 2010 - Saat 18:02:38 |
Ülkücüler,Pinhan'da Koray Aydın'la iftardaydı. |
 Ülkü Eri
milliharp |
Resul Mollaoğlu,İsmail Akarçay,Ahmet Hantal,Sedat Türedi,Yılmaz Saraç başkanlar Küçükyalı PİNHAN Resteurantta ülküdaşlarına iftar verdi.İftar'a MHP'li Eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray AYDIN'da iştirak etti ve 12 Eylül'deki anayasa referandumunda kullanacağı oyun rengini açıkladı. İftar birlik ve beraberlik atmosferinde Kuran tilaveti ve dualarla başladı.
İftara katılanlardan ülküdaşımız Hasan Basri Pehlivan ilk konuşmacı olarak referandumla ilgili görüşlerini açıklarken : Mevcut iktidarın yöneticilerinin 1982 anayasasına ne oy verdiklerini merak ettiğini ve 12 Eylül olurken ve ülkücüler işkencelerden geçirilip,idam edilirken nerede olduklarını sordu. Ayrıca ülkücülere "ülkücü kardeşlerim" diye hitabeden Başbakan ve avanesinin kamuda çalışan ülkücülere geçici görevlendirmeler ve tayinlerle ne tür psikolojik işkenceler yapıldığını bildiğini söyledi. HSYK ve ANAYASA Mahkemesinin mevcut durumunu ileride kendilerine hesap sorulmayacak şekilde değiştirmek amacında olan AKP'nin 12 Eylül'de karşımıza getireceği anayasa referandumunda biz ülkücüler olarak "HAYIR" oyu kullanacağız dedi.
Hasan Basri PEHLİVAN'ın kürsüye davet ettiği Eski Bakan Koray AYDIN ise konuşmasına iftarı düzenleyen ve katılanlara teşekkürlerini ileterek başladı. 12 Eylül 2010 referandum sürecini de değerlendiren Koray Aydın konuşmasında:
Benim referandumda oyum "HAYIR"
"Milliyetçi olmak zor iştir,bir milletin Milliyetçisi olmak dünyanın heryerinde zordur.Fakat Türkiye'de TÜRK Milliyetçisi olmak herşeyden daha zordur, vatanınızada olan herşeyin sorumluluğunu en ağır şekilde üzerinizde hissedersiniz.Çünkü sizin uğrunda öldüğünüz bayrağınız ve topğrağınız,ölümüne sevdiğiniz milletiniz vardır.
İşte yine Türk Milliyetçiliği bugün herşeyden daha zor bir virajı dönmekle mükelleftir. AKP’nin 1980 darbesiyle hesaplaşma söylemi,Ülkücülere karşı kurulmuş bir tuzaktır.AKP'nin dayattığı bu anayasa paketi Türkiye'yi uçuruma götüren ve kirli tezgahlarla dolu bir tuzaktır.Anayasa değişikliği paketi, AKP’nin tek başına ortaya koyduğu, hazırlık sürecine kimseyi katmadığı, adeta topluma ve parlamentoya dayattığı bir pakettir. Anayasa değişikliği paketinin hazırlanması, ülkenin ve parlamentonun gündemine getirilmesi, komisyonlardan ve genel kuruldan kutsal bir metin gibi neredeyse virgülüne dokunulmadan geçirilmesi ve nihayet halkoyuna sunulması en başta şekil yönünden, yani usulden yanlıştır. Bu değişikliklere “hayır” demek için sadece işin usulden değerlendirilmesi yeter de artar bile.
Anayasanın geçici 15. Maddesinin kaldırılması sadece 12 Eylül darbesini yapanları ilgilendirmektedir. Darbe yapmak suç ise, 12 Eylül 1980 tarihinin üzerinden referandum günü tam 30 yıl geçmiş olacak. Kesin referandum sonuçlarının resmi gazetede ilanı derken bu süre 30 yılı da aşacaktır. Şimdi sormak lazım, 30 yılı aşan bir zaman aşımı var mı? Neden hayır dediniz? Tam da bu noktada AKP’ye şu soruyu soruyoruz: Darbe suçlarında zaman aşımının kaldırılmasına yönelik olarak verilen teklife neden hayır dediniz? Darbenin mimarı olan zatı, neden baş köşelerde ağırladınız. AKP’ye şu soruları da sormalıyız. Zaman aşımına uğramamış, hakkında darbe yapmaktan dava açacak darbeci mi arıyorsunuz? 28 Şubat sürecinin önemli aktörleri arasında yer alan zatı neden yargılamıyorsunuz. Bu zatın Başbakana danışmanlık yaptığı doğru mudur? Ve can alıcı sorum şudur: 27 Nisan e-muhtırasını kaleme alan komutanla ilgili neden küçük parmağınızı bile oynatmıyorsunuz. Makul bir izahat yok MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dediği gibi: ”Dolmabahçe Sarayı’nda sizinle mezara gidecek hangi sırları paylaştınız? Hangi konularda uzlaştınız.“ Kaç tane darbeci komutana devlet üstün hizmet madalyası taktınız. Kaçına bir milyon lirayı aşkın bedelle zırhlı araç aldınız? Bütün bu sorulara AKP’nin vereceği tek bir makul cevap ve izahat yoktur.
MHP’nin kararı bütün Ülkücüleri bağlar ”MHP’nin “hayır” kampanyası bütün MHP’lileri ve ülkücüleri bağlar. Benim bu konuda MHP’den, partimden ve ülküdaşlarımdan ayrı düşünmem söz konusu olamaz. Ben bulunduğum her platformda MHP’nin eski bir Milletvekili, eski bir Bakanı, eski bir Genel Merkez yöneticisi, eski bir Genel Başkan Adayı ve nihayet sade bir üyesi olarak her zaman “hayır” denilmesini savunuyor ve teşvik ediyorum. Benimle görüşen eski yeni ayrımı gözetmeden Milletvekili arkadaşlarımı, teşkilat başkanlarını velhasıl bütün ülküdaşlarımı hayır oyu kullanmaları yönünde teşvik ediyorum. Bütün imkânlarımla partimizin başlattığı hayır kampanyasına destek vereceğim. Hayır kampanyasına destek vermek için sade bir ülkücünün bir yerlerden talimat almasına da gerek yoktur. Ben destek vereceğim Herkesin kendi imkanları nispetinde MHP’nin hayır kampanyasına destek vermesi gerekmektedir. Ben bu kampanyaya destek vereceğim çünkü, gün MHP ve Ülkücü Hareket’in gücüne güç katma günüdür. Hayır, oyu vereceğim çünkü gün terörün, işsizliğin, yolsuzluğun ve yoksulluğun 1 numaralı siyasal sorumlusu olan AKP’ye şöyle okkalı bir tokat indirme günüdür.
Her fırsatta orduyu yıpratmak için Sayıştay denetimine almak lazımdır diye feveran eden AKP, dev bütçeli TOKİ’yi Sayıştay denetiminin dışına çıkarmıştır, acı gerçek budur. İşte AKP yalanı, işte TOKİ gerçeği, işte AKP’nin gerçek yüzü budur.
Malum Medya tarafından,Evetçi olarak nitelendirilen Ülkücülere Çağrı
Şimdi dikkat ediyorum, ne kadar AKP yandaşı basın varsa “evetçi ülkücü”, “evetçi eski MHP’li” avı başlatmış durumdalar. Gidiyorlar nerede MHP ve Ülkücü Hareket’le bir şekilde yolları ayrı düşmüş biri var, onu bulup konuşturuyorlar. Bu konuşmaları da Ülkücü Hareket’in kanaati olarak sunuyorlar. Böyle olur olmaz demeç veren “eski”lere de seslenmek istiyorum. Birazcık insafınız, birazcık izanınız varsa, bu hareketin şehitlerinin birazcık hatırı varsa Allah aşkına şu tescilli ülkücü düşmanlarını sevindirmeyiniz. Evet oyu vereceğini belirten gerçekten ülkücü ve gerçekten mağdur olanları kırmak, üzmek yaralamak istemiyorum. Ancak yanlış yolda ve yanlış tarafta olduklarını açıkça belirtmem gerekiyor. Onlara sesleniyorum, AKP’nin 12 Eylülden intikam alıyoruz dolduruşuna ve yalanına kanmayınız. Geçici 15. Madde 12 Eylül mağdurlarına yönelik bir oltadır. Hiçbir şekilde hayata geçme şansı yoktur. Gelin AKP’nin yalanlarına kanmayın ve onun dayatma anayasa paketine de kocaman bir “hayır” deyin.” Göğsünüzü gere gere hayır deyin.
Bu AKP Anayasasın bütün ülkücüler olarak "HAYIR" demeliyiz. Ve buradan fikir birliğini pekiştirerek ülkücü kardeşliğimizi yeniden güçlü bir şekilde tesis ettiğimiz gün Ülkücü Türk Milliyetçilerinin önünde hiçbir güç duramayacaktır.ALLAH(c.c)'a emanet olunuz ülküdaşlarım"diyerek konuşmasını noktaladı.

|
| Başlıktaki diğer mesajlar için buraya tıklayınız. |
Genel Konular* (Son Mesaj) |
|
|
BAYAĞI KESİR(DE) PAY ... |
|
44 |
0 |
DOLUNAY16_07 03. 09. 2010 - Saat 16:43:15 |
BAYAĞI KESİR(DE) PAY(DA) OLMAK VE/VEYA OLMAMAK… |
 istekli
DOLUNAY16_07 |
BAYAĞI KESİR(DE) PAY(DA) OLMAK VE/VEYA OLMAMAK…
12 rakamının mistizm boyutunu; tarihte bugün kısımını, çarpanlarını, çarpıtılanlarını, çapraşanlarını, karesini, kökünü, bilmem bin bir türlü enstantanesini koyarsak bir kenara; 12 Eylül’ü bir köşeye yazmalı. Türk siyasi hayatındaki dönüm noktası yerini yeniden almalı…
“12 Eylül’de yapılacak referandumla darbecilerin, (yargılanmalarına olanak sağlayan düzenleme içerdiğini) hesap vereceğini; intikam alınacağını, darbe anayasının ortadan kalktığına, demokratikleşmeyi ve özgürleşmeyi(?) sağlayacağına inanmak, inadırılmak; “evet” için, (bölünme ve tasviye için yasal zemine oturtulmak istenen) gerçekleri gizlemek için, hazırlanan tuzağa inanmaktır; doğru olduğuna inandırılan, ikna edilen yanlıştır, mıhlanmış gözlere sürme çekmeye kandırılmaktır.
Bugüne kadar ne idam edilen, ne 12 Eylül mahkemelerinin verdiği kararlar neticesinde hala ceza evinde yatan, ne de yurt dışında sürgün hayatı yaşayan ülkücüleri; bir kez olsun ağzına almayan, adlarını anmayan, tek satır yazmayan, hiç bir girişimde bulunmayan çevrelerin ve çerçevelerin; şimdilerde refernadumu, 12 Eylül anayasasının rövanşı gibi gösterme çabasına, gerçeği görebilen ülkücüler, sadece acı bir tebessüm ederler.
Yusuf İmamoğlu, Hüseyin Kurumahmutoğu gibi ülkücü şehitlerin isimleri üzerine; kürüsülerde, kameralar karşısında, TV ekranlarında, sahte göz yaşları akıtarak; bukalemunluk oscarı juri özel ödeline layık görülmeye emin ve hızlı adımlarla, adeta koşarcasına yürüyen Sn. Başbakan; eğer zerre kadar samimiyse, Türk-İslam ülküsü uğruna genç yaşta kara toprağın bağrına girmiş ülkücü hareketin şehitleri için, kalbi bir kez olsun sızlamışsa; (halbuki, hangi dava uğruna şehit edildiklerini söylemek istemez bile)
12 Eylül mahkemelerinin verdiği kararlar neticesinde, hala ceza evinde yatan ülkücüler ve yurt dışında sürgün hayatı yaşayan ülkücüler için, bir tasarısı hazırlayarak sunsuversinler meclise… hapise girip çıkmış ülkücülerin sırtındaki yasal kamburun kaldırılması için, bir girişimle gelsin gündeme. İdam edilen ülkücü şehitlerin ailelerini hatırlasın/hatırlatsın; mağdur olanlara kol-kanat gersin öncelikle.
Bu durumda, hocasının sözleriyle cavap vermek icap eder sanırım kendilerine.
“Hadi ordan... kime anlatıyorsun, seni artist seni, fanilan gözüküyor.”
“Evet” demekle:
“Kenan Evren” denen, 90 küsürlük dinazor, çakma paşanın, yargılanacağını; cezaya çarptırılacağını, adaletin yerini bulacağını; velev ki, parmaklarının nü resim çizmekte sergilediği hüneri; namluya tek kurşun sürüp, şakağında tetiği çekme casaretinde sergileceğini düşünen varsa; şaşarım, `kedinin çamaşır yıkamasına`…
“Kırkından sonra azanı teneşir paklar” derler, bizde…
Yetmişinden sonra: çıplak kadın modellerin, orasını, burası; ötesini, berisini seyredip, resmetmeyi, nü resim çizmeyi hobi edeni, ne paklar acaba?
Kendisine yargı/ceza/cezaevi yolu değil de; ‘sanatkar, paşaların paşası’ ‘devlet üstün hizmet madalyası’ verirlerse, şaşmayınız neticede.
Bu vakitten sonra, ilahi adalete havale etmek lazım onları. (kendileri farkında olsun veya olmasın) yol o tarafa doğrudur.
Öğrencilik dönemime ait bir örnekle. O yıllarda öğrencilik yapan herkes yaşamıştır bunu; kendisinin malum yurt gezileri sırasında.
Öğretmen gelirdi sınıfa yarın Kenan Evren paşa gelecek, şu güzergahtan geçecek, Mecidiye İlkokulu olarak orada bulunacağız. Gelmek zorunlu, yoklamaya yapılacaktır. (tatil günü(?))
Giyerdik siyah önlük; beyaz yaka; dizilirdik yol boyuna, elimizde elbette Türk bayrağı.
(bizim zamanımızda başka bayrak ele alınmazdı, bizler öyleydik, öyle yetiştik, öyle büyüdük; bizim zamanımızda İstiklal Marşı’nı yolda yürüken de duysak, hazırol vaziyeti alırdık; barlarda-discolarda güle oynaya marş okumazdık; bizim zamanımızda hocalara itiraz da yoktu)
öğretmen gelir başlayın diye; ne tezaruhat edileceği belirlenmiştir, söylenmiştir.
‘Ya ya ya; şa, şa, şa Evren Paşa çok yaşa’ ; ‘mecburmuydum ya(?)’
Akşam siyah-beyaz Tv ekranında haberlerde, yol boyunca toplanan öğrenciler alkışlarla sevgi gösterisinde bulundular. Allah allah, nereden çıkarıyorsunuz? Nereden biliyorsunuz? Benim o adama sevgi gösterisinde bulunduğumu? İşin aslı astarı öylemi acaba? Öğrenciliğime ait, en basit bir Türkiye tezatı örnekle ile bir şeyleri göstermek, belli etmek istedim sadece.
O adam için ufacık tefecik öğrenciyken, kaç kere soğuk havada, yol kenarında ayakta dikildim acaba diye, gülerim hala daha. Siyasetten, miyasetten, partiden hiç anlamazdım; ailece hiç alakamız da olmazdı zaten; lakin, çocukken dahi, hiç sevmezdim kendisini nedense? Nedenini bilmeden bile?
Ülkücü hareketin çiklesini çekmiş, cezasını yatmış, davaya hizmet etmiş fakat sabıkası olması münasebeti ile ve/veya başka sebeplerle, vitrin düzenini bozmasın diye dışlanmış, 12 eylülün darbesini yiyen, saygıdeğer ülkücü büyüklerim;
Biliyorum, hisediyorum ki; itirazınız var bu zalim düzene, isyanınız var (bu isyanı bir nebze de olsa giderebilmek, kalbinizdeki yangını söndüremeseniz bile, alevini azaltmak istemektesiniz)
kızgınsınız, kırgınsınız ahde vefanın vefasızlığına; beynimizi şarj mı etsek, deşarj mı etsek diye düşünüp, kitlenip kalmaktasınız, duraksamaktasınız, çelişkilerin odağındasınız belki bazı zamanlarda…
Lakin; vatan/vatanın selameti mevzu bahis olduğu zaman, iyi ve/veya kötü her türlü kişisel histen sıyrılmak; inatlaşmayı, zıtlaşmayı, kutuplaşmayı unutmak; güçlü bir şuurla, soğuk kanlı bir iradeyi ele almak; ülkücü olmanın, ülkücü yaşamanın, arif olmanın doğasında saklıdır.
Ülkücü: karşılık beklemeden fedakarlık eder… hatta karşılığını (tokat olarak alsa da) fedadarlık eder… karşılık beklemeden sever… Karşılıksız sever… _________________GECENİN ZİFİRİ KARANLIĞINI YIRTAN DOLUNAY; YERYÜZÜNÜ SÜSLEYEN BEYAZ KARLAR ÜZERİNDE, KUTLU BİR DAĞIN ZİRVESİNDE, BAŞINI HİLALE DOĞRU UZATMIŞ, ÇIĞLIĞINI SEMAYA HAYKIRAN BOZKURT ÜZERİNE YEMİN OLSUN Kİ!… |
| Başlıktaki diğer mesajlar için buraya tıklayınız. |
Serbest Kürsü (Son Mesaj) |
|
|
Alaçam Kolbastısı |
|
46 |
0 |
REKLAMYAZARI 01. 09. 2010 - Saat 16:36:50 |
Alaçam Kolbastısı |
 istekli
REKLAMYAZARI |
Alaçam Kolbastısı
Alaçam Kolbastısı
Kalplerden siler pası
Harekete geçirir
İnsandaki her kası
Oyna oyna Kolbastı
Alaçam’ı ter bastı
Kıpır kıpır oynatır
Sular gibi kaynatır
Gençleri çocukları
Yerlerinden fırlatır
Oyna oyna Kolbastı
Alaçam’ı ter bastı
Seyrettirir baktırır
Türküleri yaktırır
Şimşek ve yıldırımı
Gökyüzünde çaktırır
Oyna oyna Kolbastı
Alaçam’ı ter bastı
Bakışları durdurur
Saatleri kurdurur
O sazın tellerine
Vurdurdukça vurdurur
Oyna oyna Kolbastı
Alaçam’ı ter bastı
El ayak ve başları
Gözden siler yaşları
Oynatır da oynatır
İlkbahar yaz kışları
Oyna oyna Kolbastı
Alaçam’ı ter bastı
Sarsar dünyayı hızı
Toplanır anne kızı
Ortalardan kaybolur
Yürekteki her sızı
Oyna oyna Kolbastı
Alaçam’ı ter bastı
Yakışıklı güzeli
Kaldırır o an eli
Meydanın ortasında
Oynatır her an beli
Oyna oyna Kolbastı
Alaçam’ı ter bastı
Gel oyuna oyuna
Boyuna bak boyuna
Herkes yurtta hayrandır
Müslüman Türk Soyuna
Oyna oyna Kolbastı
Alaçam’ı ter bastı
Karşılıklı her kişi
Bilir inan bu işi
Hep diyelim maşallah
Sağlam tutun kirişi
Oyna oyna Kolbastı
Alaçam’ı ter bastı
Nazar değmesin nazar
Tarih bunları yazar
Oyuna katılalım
Birlikte azar azar
Oyna oyna Kolbastı
Alaçam’ı ter bastı
Bu oyun başka başka
Bizi getirir aşka
Oynayanları görün
Şaka değildir şaka
Oyna oyna Kolbastı
Alaçam’ı ter bastı
Sözü söylerim sözü
Gözü açalım gözü
Alaçamlı Hasan’ın
Bu şiir inan özü
Oyna oyna Kolbastı
Alaçam’ı ter bastı
HASAN SANCAK
ALAÇAMLI HALK ŞAİRİ
REKLÂM YAZARI
(EĞİTİMCİ-GAZETECİ) _________________SANCAK |
| Başlıktaki diğer mesajlar için buraya tıklayınız. |
| |
|
|
Konular: 4730 | Mesajlar: 17461 | İzlenme: 5686539 | Cevaplar: 12672 | Üyeler: 9166 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
 |
Ülkücüler 12 Eylülü Anlatiyor |
 |
|
 |
Üye Bilgi |
 |
|
 |
Köse Yazarlari |
 |
|
 |
Günün Sözü |
 |
|
 |
Kitap tanitimi |
 |
|
 |
Oyunlar |
 |
|
 |
Musavat Gazetesi |
 |
| | |